Yükleniyor
flag
+90 312 417 11 24

Küresel Eğitim Şartı

Küresel Eğitim Şartı

AVRUPA KONSEYİ - KUZEY-GÜNEY MERKEZİ

KÜRESEL EĞİTİM ŞARTI


Çalışma belgesi

Dakmara Georgescu tarafından hazırlanmıştır

Bükreş Eğitim Bilimleri Enstitüsü


1997

•Küreselleşmeyle Yüzleşme

•Küresel Eğitime Uluslararası Destek

•Küresel Eğitimin Tanımlanması ve Küresel Öğrenme

•Hedefler

•Pedagojik Zorluklar

•Kurumsal Zorluklar

•Ek - Küresel Eğitimi destekleyen Uluslararası Belgeler



Küresel Eğitim okul ve okul dışı faaliyetlerle ilgilidir. Bu Şart, Küresel Eğitimin Avrupa'daki okul politikalarından sorumlu organlar üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır. Küresel Eğitim, örgün sektörde çalışmanın genel eğitim değişikliklerini etkilemek için çok stratejik ve önemli bir yol olduğu gerçeğini dikkate alarak okullarda, müfredatta ve öğretmen eğitim kurslarında bir ilke haline getirilecektir.

Şart, politik ve eğitsel karar vericiler için bugün karşı karşıya kalmamız gereken zorlukların üstesinden gelmek ve yarın ile yüzleşmek için bir dizi argüman sunmaktadır. Küreselleşmeyle ilgili sorunları okul programlarına dönüştürerek, eğitimin nasıl örgütlenmesi gerektiği konusundaki tartışmayı teşvik etmek, müfredatın nasıl daha fazla birbirine bağımlı bir toplumda hızlı değişimlere ayak uydurmak için oluşturulacağını tartışmak amaçlanmaktadır.

Bu Şart'ın amacı, resmi okul programlarında küresel eğitimin fikirlerini ve ideallerini desteklemek üzere politika yapıcıları ve eğitimcileri teşvik etmektir. Şimdi ve gelecekte, okul müfredat reformunun önemli bir boyutunun, küresel konuları resmi müfredata entegre etmek olduğunu düşünüyoruz .

1. KÜRESELLEŞMEYLE YÜZLEŞME

Küreselleşme, günümüz dünyasındaki sosyal, ekonomik ve politik gelişmeleri betimlemeye ve açıklamaya çalışan her tür söylemde saplantı derecesinde yinelenen bir sözcüktür. Geçtiğimiz birkaç on yılda, küreselleşmeyle ilgili süreçler, sorumlu küresel vatandaşlık tanımını gerektiren ekonomik, teknolojik, kültürel, demografik, çevresel ve politik önemli değişimlere neden olmuştur. Yaşadığımız dünya, çeşitli ülkeler arasında birçok karşılıklı bağlılık sonucu olarak tek bir sosyal sisteme dönüşmüştür. Yakın tarih, tartışmasız bir şekilde, bu gezegenin erkek ve kadınların hayatlarının binlerce kilometre uzaklıktaki gerçekler, süreçler, örgütler ve ağlardan etkilendiğini göstermektedir.

Küreselleşme yüzlerce yıl önce, batı etkisinin dünyanın çeşitli bölgelerine yayılmasıyla ortaya çıkmış olsa da, bu yüzyıla gelene kadar  -daha ziyade İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra- bir realite haline gelmemişti. Dünya çapında ekonomik ilişkilerin yanı sıra - büyük ölçüde çok uluslu şirketlerin faaliyetleri sayesinde - sosyal ilişkiler, modern iletişim ve bilgi akışını mümkün kılan ulaşım, hem küreselleşmenin hem de birbirine bağımlı bir dünyaya öncülük eden bir süreç olarak küreselleşmenin nedenleri ve özellikleridir.

Bununla birlikte, küreselleşme eşit şekilde gelişmedi: Gerçekte eşitsizlik ve çatışmalar ona eşlik etti. Ekonomik ve sosyal ilişkilerin küresel gelişimi, Kuzey ve Güney arasındaki geniş eşitsizliklerle paralel olmuştur. Piyasa ekonomisinin hâkimiyeti, ekonomik ve teknolojik ilerlemeler, dünya ekonomisinin eşit olmayan bir şekilde büyümesi, bilişsel ve maddi kaynakların dengesiz dağılımı, kaynakların fütursuzca gelişmesi ve teknolojik ilerlemenin tehlikeli kullanımının neden olduğu hasarın bakiyesi olarak sayılmaktadır. Gezegenimizin bir gezegen köyüne dönüşmesinin bir realite olarak kabul edilmesi durumunda, küreselleşmenin fayda ve maliyetlerinin değerlendirilmesi, sürecin yorumlanması son derece tartışmalı bir konu haline gelir. Farklı bağlamlarda, dünyanın çeşitli yerlerinde ve küreselleşmenin çeşitli yönleri açısından, günümüzün (ve günümüzde giderek artan) küresel/gezegen köyünün kurulmasına yardımcı olan olaylar ve süreçler, olumlu ya da olumsuz, iyi ya da kötü, faydalı ya da zarar verici, kar üretme ya da zarar verme gibi muğlak hususlar olarak algılanmaktadır.

Küresel eğitim, insanların küreselleşmiş gelecekteki sosyal gelişimin rotasını ifade ettiğini ve gelişmelerin sadece dünya nüfusunun veya bütün insanlığın ayrıcalıklı bir parçasına faydası olup olmayacağının bize bağlı olduğunu fark etmelerine yardımcı olabilir. Küresel eğitim (ve küresel öğrenme) küreselleşme süreçlerine bir cevaptır ve risklerin yanı sıra aynı zamanda bir şanstır.

Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Orta ve Doğu Avrupa'da, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde, Orta ve Güney Amerika'da demokratikleşmenin yükselişi gibi, son yıllarda yaşanan büyük siyasi değişimler, küreselleşmenin ve bunun etkilerinin iyimser bir görünümünü destekliyor görünmektedir. Ancak bu zamanlar, dünyanın çeşitli yerlerinde etnik ve dini çatışmaların acımasız savaşlara dönüştüğü bir zamandı da. Dünyanın her tarafındaki insanların ortak ihtiyaç ve istekleri konusunda farkındalık artarken, dünyanın kaynaklarına erişim sağlamaya ilişkin farklı görüşlerde tam olarak nasıl mutabık kalınacağı hala açık bir sorudur.

Küreselleşme süreçlerinin ortaya çıkardığı bazı soruların eğitim ile ele alınabileceğini ve ele alınması gerektiğini ciddi anlamda düşünmekteyiz. Toplumumuzda uygun ve saygın bir şekilde çalışmak için, gençlere ve yetişkinlere diğer kültürlere ve ırklara saygı duyma ihtiyacı ve sosyal kontrol mekanizması olarak şiddet, zorlama ve baskıyı kınama ihtiyacı eğitim yoluyla hatırlamalı ve sürekli olarak insanlar arasındaki temel eşitliği düşünmeleri sağlanmalıdır.

2. KÜRESEL EĞİTİME ULUSLARARASI DESTEK

Küresel farkındalık ve küresel bilinç geçtiğimiz on yıllar içerisinde birden fazla şekilde belgelenmiştir. İlk başta medya küreselleşmiş bilgiye, kültüre ve yaşam tarzlarına erişim sağlamıştı. Küresel değişimin bilincinde olan karşılıklı bağlılık ve uluslararası işbirliğine olan ihtiyaç, Birleşmiş Milletler, UNESCO, Avrupa Konseyi, AGİT gibi uluslararası kuruluşların temel olarak geliştirdiği değişime sistematik bir cevapla tamamlandı. Giderek, küresel eğitimin destekçileri olan bireyler ve örgütler, insanların ve liderlerinin, uluslararasındaki karşılıklı bağlılıkların ve işbirliğinin kabulü ve teşvik edilmesine yardımcı olan tutum ve davranışları geliştirmeye açıkça ihtiyaç duyduğunun farkına vardılar.

Zamanla bu kurumlar tarafından hazırlanan ve yürürlüğe konulan birçok uluslararası sözleşme ve bildirge, çağdaş küresel eğitim programlarının tasarımı ve uygulanması için teklifler, tavsiyeler ve hareket tarzları ve aynı zamanda çağdaş dünyanın zorluklarına ilişkin yanıtları kapsamaktadır . Okulun eğitim potansiyeline olan sağlam inancı ortaya koyan bu tür sözleşmeler ve bildirgeler, haklarda ve saygınlıkta eşit olan kişiler arasındaki işbirliğinin bir realite olacağı bir dünya açısından temel olarak görülen değer ve ilkeleri özetleyen ve küresel vatandaşlığı vurgulayan olağanüstü ifadeler içermektedir.

Eğitimciler, bu değerlerin ve ilkelerin sürekli olarak öğrenme süreçleriyle yeniden oluşturulmaları, değiştirilmeleri ve savunulmaları gerektiğini bilmelidirler. Karar vericiler ve eğitimciler, ayrıca bu değerler ve ilkelerin evrensel olarak kabul edilemeyecekleri gerçeğine son derece duyarlı olmalıdırlar: Zira burada ana zorluk budur. Farklı kültürel perspektiflerin diğer değerler sistemi bağlamında empati yapması ve değer vermesi, küresel eğitimin zorlu bir gerekliliğidir.

Bu tür uluslararası belgelere yapılan referanslar, yıllardır dünyadaki entelektüel ve politik perspektif değişikliklerini ortaya koymakta ve uluslararası örgütlerin belirli eylemleri (ör. çevre eğitimi, insan hakları eğitimi, barış eğitimi, bütüncül eğitim, koruyucu eğitim vb.) ile farklı ifadelerin, yaşadığımız dünyada meydana gelen değişimlere paralel olarak, eğitimsel öncelikler konusunda ortak bir farkındalık için farklı şekillerde ilerlediğini göstermektedir.

3. KÜRESEL EĞİTİM VE KÜRESEL ÖĞRENMENİN TANIMLANMASI

Bir düşünce hareketi ve eğitim yönelimi olarak küresel eğitim , modern yaşamın her alanında artan küreselleşmeye bir tavır ve bir cevap olarak görülmektedir. Küresel eğitimin kapsamı son yirmi yıldır istikrarlı bir şekilde artmıştır. Amerikalıların ve Kanadalıların deneyimini buna bir ivme kazandırmıştır. Kalkınma eğitimi, insan hakları ve barış eğitimi, kültürlerarası ve çok kültürlü eğitimden farklı olmakla birlikte, küresel eğitim, bu özel eğitim alanları tarafından geleneksel olarak aktarılanlara daha geniş bir perspektif kazandırmakta ve sosyal yaşamın ekonomik, teknolojik, sosyo-politik, demografik ve kültürel yönleri arasındaki güçlü karşılıklı bağlılıkları ve bağları vurgulamaktadır.

Küresel eğitim programlarının nasıl yapıldığı ve yürütüldüğü ile ilgili olarak eğitimciler, Ekteki çok da teferruatlı olmayan bir listede belirtilen ve eğitim metinleri olduğu görülen bazı belgelerdeki fikir ve önerilerinden yararlanabilirler.

Küresel eğitim, bir öğrenme ve düşünce tarzı olarak insanları yerel, bölgesel ve dünya çapındaki bağları belirleme ve eşitsizliğe yöneltme konusunda teşvik eder.

Dört ana araştırma ve eylem alanıyla ilgilenmektedir:

•küresel bir ufukta karşılıklı bağlılık

•sürdürülebilir kalkınma

•çevre bilinci ve ilgisi

•insan hakları (ırkçılık karşıtlığı dahil), demokrasi, sosyal adalet ve barış

Küresel eğitim, bir bütün olarak insanlık ile olan ilişkilerini ve uluslararası bağlamlarla olan yakın bağlantısını vurgulamaktadır. Disiplinler arası bir yaklaşıma göre konuları ele almaktadır ve aktif ve katılımcı eğitim yöntemlerine dayanan karşılıklı bağlılığın tüm yönlerine büyük önem vermektedir.

Özel bir eğitim eylemi olarak küresel eğitim, öncelikle disiplinler arası ve kültürlerarası yaklaşımla, yukarıda bahsedilen tema odağı ve küresel vatandaşlığın gerektirdiği yetkinlikleri geliştirmeyi amaçlayan öğrenme hedefleriyle karakterize edilmektedir.

Eğitim için yeni fırsatlar geliştirmek suretiyle küresel eğitim, bireylerin değişen bir toplumun zorluklarına uyum sağlamaları için gerekli beceri ve yeterliliklerin edinilmesini ve geliştirilmesini sağlayan küreselleşme konularına yeni bir bakış olarak teşvik edilmektedir. Küresel eğitim, insanların yaşadığımız dünyayı anlamalarını sağlamanın bir stratejisinden daha fazlası, aynı zamanda, insanların kişisel ve toplumsal güçlenmeyi başarmalarına yardımcı olmak amacıyla dünyayı yeniden şekillendirmek üzere gereken özel bir eylem tarzıdır.

Küresel eğitim, çoklu bağlılıkların arka planını anlamak, hissetmek ve onlara karşı hareket etmek üzere insanların yeteneklerini geliştiren ve geleceğe yönelten küresel öğrenmeyi merkezine almaktadır. Küresel öğrenme uzman bilgisi olmaksızın elde edilemezken, bilgi edinme onun en önemli amacı değildir. Küresel öğrenme temel olarak, kişinin kendi yaşamı hakkında karar verme, sosyal uygulamada yer alma ve temel hakları ihlal edilenlerle dayanışma içinde bulunma yetkinliklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Küresel öğrenme, karşılıklı bağlılıklarla başa çıkmayı düşünme fikrine dayanan kapsamlı, öngörücü, katılımcı, kişi merkezli, durumsal olarak tanımlanır. Öz motivasyon ve bağımsız çabalara dayanan konulara odaklanmış bir tür öğrenmedir.

Bir öğrenme süreci olarak küresel eğitim, hissetme, düşünme, yargılama ve hareket etme yeteneklerinin gelişimini kolaylaştırır ki bu sayede gençler küresel bir varlığın entelektüel ve duygusal zorluklarıyla baş edebilirler .

Küresel öğrenim, özellikle;

•küreselleşme ve yerel eylem potansiyeli

•karmaşıklık ve kaçınılmaz aşırı basitleştirmeler

•yaşam deneyiminin evrenselleşmesi ve bireyselleşmesi

•belirsizlik ve kesinlik ihtiyacı

•gelecekteki yönelim ve tarihsel olarak belirlenen olaylar ve süreçlerle yüzleşme

•bilgi edinimi ve sosyal yetkinliklerin geliştirilmesi

arasında gerçekleşen içeriğe bağlı gerilimlerin üstesinden gelmeyi amaçlamaktadır.

Düşünme, yargılama, hissetme ve hareket etme perspektifi olarak Küresel eğitim,  öğrenme, yaşam biçimi ve eylem boyutlarını birleştirerek, değerler ve insanlık standartlarının bütün olarak ilişkisini vurgular, uluslararası bağlamlara atıf yapar ve çocukların geleceklerinin inşasına aktif olarak katılmalarını sağlar.

4. HEDEFLER

Küresel eğitim, gençlerin eğitim ihtiyaçlarını karşılar ve aşağıdaki gibi sorulara tutarlı ve yetkin cevaplar sağlamaya çalışarak ahlaki eğitimlerine de katkıda bulunur:

•Yerel düzeyde faaliyet yürüttüğümüz küresel süreçler, yaşamımızı hangi aşamada ve ne ölçüde etkiledi ve bunun ne kadar farkındayız?

•Yerel bazda küresel süreçler, kaynaklara erişimden sorumluluk paylaşımına varıncaya değin nasıl ve ne ölçüde etkilenebilecektir?

•Sürdürülebilir büyüme ve sürdürülebilir bir toplum şimdi ve gelecekte nasıl sağlanabilir?

•Küresel-yerel karşılıklı bağlılık nasıl modellenmelidir ki küreselleşme yerel olan her şey için bir tehdit olmasın?

•Sebepler bencil ve "yanlış" olduğunda, yanlış yöne giden bir küreselleşmeyi nasıl önleyebiliriz?

•Yerel bir kimliğin küresel bir perspektif içinde korunmasını sağladığımızda etnik merkezli eğitim modelleri nasıl aşılabilir?

•Yerel vatandaşlık kavramları nasıl tanımlanabilir?

Küresel eğitim, şimdiki ve gelecekteki dünyada intibakı sağlamayı amaçlamaktadır. İçinde yaşadığımız dünyayı ve buradaki yetkin ve ahlaki eylemleri anlama becerilerini geliştirmek için, küresel eğitim aşağıdakileri kolaylaştırmalıdır:

•başkalarının bilgi altyapısı ve çoğulcu bir dünyada yaşamın kabulü;

•küresel ilişkilerin karmaşık olduğu ve küreselleşmeyi farklı açılardan anlamamız gerektiği bilinci;

•küresel ilişkilerin neden-sonuç ve amaç-araç ilişkisi ile bizi nasıl etkilediğinin bir analizi;

•yerel, bölgesel ve ulusal kimliklerimizi küresel bir bağlamda şekillendiren karşılıklı bağlılıkların ve müdahalelerin kabulü ve benimsenmesi;

•adalet olan ilginin geliştirilmesi, hak ve sorumlulukların küresel vatandaşlık perspektifinde paylaşılması;

•eleştirel medya okuryazarlığı dahil olmak üzere öğrenme biçimlerini başlatma/çeşitlendirme;

•İnsanların adaletsizliğe, sömürüye ve baskıya karşı katılım yoluyla hayatı etkileyebileceğine dair kanıtlar;

•kişisel ve grup eylemlerine hazır olma;

•mevcut seçimlerin/kararların ve eylemlerin etkilerinin farkındalığı;

Kültürlerarası eğitimin küresel eğitimin içine girdiği/dahil olduğu boyutlar göz önüne alındığında, küresel eğitimin Dünya üzerindeki dört ana alanı ve Dünya Gezegeninde birlikte yaşama bilgisini içerdiğini düşünmekteyiz (“Birlikte yaşamayı bilmek”):

a. Empatik eğitim (başkalarını anlamaya çalışmak, kendimizi başkalarının yerine koymayı öğrenmek, başkalarının gözüyle ilgili sorunları görmek, başkalarına empatik olmak);

b. Dayanışma eğitimi (grup, devlet veya ırk sınırlarını aşan, eşitsizliğe ve sosyal adaletsizliğe son vermek için çalışma/kampanya yürüten bir topluluk duygusu geliştirmek);

c. Karşılıklı saygı ve anlayış eğitimi (diğer kültürel alanlara/dünyalara açılmak, başkalarını kendi kültürüne katılmaya/dahil olmaya davet etmek);

d. Irkçılığa karşı eğitim (diğer milletlere açılmak, iletişim kurmak, önyargı ve klişelere dayanan tutumları/ifadeleri/davranışları önlemek).

Küresel eğitim, bilginin ufkunu genişletir ve kişinin kendisinin ve diğerlerinin kimlikleri ile yaşam tarzları üzerinde eleştirel bir yansımasını sağlar ve böylece yanlış yorumlamalardan ve önyargılardan kaçınılmasına yardımcı olur. Küresel eğitime özgü öğrenme süreçleri, eyleme geçmek suretiyle hayatlarımızı inşa etme ihtiyacını karşılamaya yönelik sürekli bir küresel-yerel ilişki geliştirmeyi amaçlamaktadır.

4.1 Bilginin gövdesi ve öğrenme süreçleri

Küresel süreçler hakkında bilgi ve farkındalık, kendi başına bir amaç değildir. Bunlar, gençlere duyarlılığı ve sosyal katılımı teşvik etmeye yönelik tutum ve yeterlilikler geliştirmeyi amaçlamadıkça hiçbir anlam ifade etmezler.

Belirli bir bilgi gövdesi aracılığıyla öğreniciler, küresel eğitimin diline ve konularına aşina hale getirilmelidir. Öğrenicilerin aşağıdakiler gibi temel kavramlarla yüz yüze gelmeleri gerekmektedir:

insan hakları, dünya iletişimi, sürdürülebilir gelecek, iş ve istihdam, yeni ekonomik ittifaklar ve yeni güç blokları, üstünlük, kalkınma, bölünme, uluslararası ticaret, nüfus artışı, kaynakların baskısı, habitatın tahribatı ve koruma, dahil etme, dışlama, kitlesel yoksulluk, göçler, ırkçılığa karşı uluslararasıcılık, çatışmalar, toplumsal hareketler, eğitim.

Öğrenicilere sağlanan gerçek bilgiler, farklı kültürel, tarihsel, cinsiyetle ilgili ve ideolojik bakış açılarını birbirine bağlantılarken, sağlam ve doğrulanabilir olmalıdır. Ayrıca, bu perspektiflerin belirlendiği kapalı ve açık varsayımların ve değerlerin bir analizi eşlik etmelidir. Küresel eğitim, Kuzey ve Güney arasındaki ve Kuzey ile Güney'deki gelişim eğilimleri arasındaki yapısal bağlılıkları vurgulamalıdır.

Öğrenme süreçleri, bu şekilde bilgi sağlamak yerine, bilgi ve bağlam arasındaki ilişkiyi de dikkate alarak, tutumları, becerileri ve bilgiyi bütünleştirmeye çalışmalıdır.

Bilgi gövdesi, öğrenicilerin, okul programı tarafından sağlanan disiplinler arası ve müfredatlar arası bağlantıları keşfetmesine ve kullanmasına izin verecek şekilde tasarlanmalıdır (örneğin, tarih ve çevre çalışmaları, coğrafya, tarih ve sivil ve politik çalışmalar, vb. arasındaki bağlantılar).

4.2 Davranışlar ve beceriler

Politik ve eğitim alanında karar vericiler ve eğitimciler, küresel eğitimin gerekliliğini ve potansiyelini anlamalıdırlar. Okul programlarının açıkça, uluslararasındaki karşılıklı bağlılıkların ve işbirliğinin kabulüne ve gelişmesine yol açan tutum ve davranışları teşvik etmesi gerekmektedir. Bugün hayatımızın gerçekliğini ve karmaşıklığını yönetebilmek için ihtiyaç duyulan manevi, duygusal ve fiziksel yetenekler, birlikte yaşama sanatı ve bilgisinin küreselleşen bir bakış açısına yönelmesi gereken entelektüel ve sosyo-duygusal enstrümanlardır.

Küresel eğitimin desteklenmesi ve teşvik edilmesi gereken davranış ve becerilerin geliştirilmesi, çocukların kayıtsızlıktan ve endişe duymamasından kaçınmasını sağlamaya yöneliktir. Klişeleri, önyargılarını ve kalıp yargılarını koruyan ve olumsuz sosyal etkilerinin devam etmesini sağlayan basit ve tek taraflı bir düşünceden kaçınır. Küresel eğitimin amacı, gençlerin bilgi edinme (hatta anlayışı) ve sorumlu eylemler arasındaki uçurumu kapatmak ve gençlerin politik becerilerini geliştirmelerine ve onları kullanmalarına yardımcı olmaktır.

Küresel ve yerel konular arasındaki ilişkiyi vurgulayan kapsamlı küresel eğitim çabaları, öğrencilerin eşitlik, sosyal adalet ve kişisel ve çevresel refah konusundaki kaygılarını geliştirmelerini ve ifade etmelerini sağlamalıdır. Bu nedenle öğrenciler, tutum ve saygı, dayanışma, işbirliği, adil rekabet, bakım, ataerkil olma veya ırkçılık olmaksızın vatanseverlik gibi davranışlar geliştirmelidirler.

Küresel eğitim yoluyla geliştirilen entelektüel beceriler, öğrencilere insan haklarının, sürdürülebilir kalkınmanın, barışın, vatandaşlığın ve çevrenin karmaşık ve birbirine bağlı alanlarına/yönlerine yetkin erişim sağlamaktır. Entelektüel beceriler öğrencilerin kimliklerimizin çoklu ve kültürlerarası boyutlarını ve çağdaş yaşamın karmaşık bağımlılıkları bağlamında tasarlanan ve değerlendirilen olumlu veya olumsuz örnekleri çerçevesinde kavramasını sağlamalıdır. Eleştirel düşünme ve eleştirel yaklaşımlar, esas olarak, yerel ve küresel olayları ve süreçleri karşılaştırmak ve bunların nedenlerini analiz etmek anlamına gelmektedir. Öğrenciler, eleştirilere başvurduklarında karşıtlık, karşılaştırma, değerlendirme içeren olası yaklaşımları kullanmalıdırlar.

Öğrenciler ayrıca, her gün bizi dünyayla ilişkilendiren yeni bilgi teknolojileri ile uğraşmayı öğrenmelidirler. Klişeleri ve yanlış yorumları teşvik etme potansiyeli göz önüne alındığında, medyanın eleştirel okuryazarlığına ve eleştirel analizine özel bir yer verilmelidir. Öğrenciler sosyal iletişim, karar verme ve çatışma çözme becerilerini geliştirmelidirler. Sorumlulukları paylaşmayı, karşılıklı zenginleşme ve güçlendirme kaynağı olarak farklı bakış açılarını kabul etmeyi öğrenmelidirler. Bu tür beceriler, yerel, ulusal ve uluslararası ilişkilere katılmak üzere stratejilere erişim ve kullanım için temeldir. Bu beceriler, insan eylemi ve karar verme arasındaki ilişki konusunda farkındalık geliştirmelidir. Ayrıca, yaratıcı düzenlemelerin değişmesine de yardımcı olmalıdırlar.

5. PEDAGOJİK ZORLUKLAR

Küresel eğitimin okullarda tanıtımı ve teşviki, yeni bir öğrenme boyutu kapsamında, iyi bir inovasyon veya reform eylemi olarak algılanan önemli müfredat değişiklikleri olabilir ve olmalıdır.

Küresel eğitim, pedagojik pratiğe çapraz müfredatlı bir yaklaşım olarak, küreselleşen yönlere özel vurgu yapan disipliner bir yaklaşım olarak veya özel müfredat dışı projeler veya programlar olarak tanımlanabilir. Uygulayıcılar, duygu, düşünme ve icra etmenin yanı sıra, denge oyununu ve öğrenmeyi, öğrencinin oyuncu-seyirci statüsünü, öğrenme ve eylemi paylaşarak birleştiren yöntem ve stratejilere olan ihtiyacı fark ettiler.

Küresel eğitim, bilişsel öğrenmeye ilaveten öğrenmenin duygusal değerini geliştirerek, içeriği ve öğrenme biçimini küresel eğitimin amaçlarına uyarlamaya yardımcı olan etkileşimli tekniklere dayanır.

Örgün eğitimde küresel meseleler hakkında eğitim ve öğrenim, aşağıda özetlendiği gibi önemli pedagojik zorlukları ortaya çıkarmaktadır:

•Okul, coğrafi olarak uzaktaki olaylara, nedenlere ve etkilere yakınlık yaratmayı nasıl başarabilir ve henüz karar vericiler düzeyinde veya genel olarak medyanın çoğunda bulunmayan farkındalık ve tutumları nasıl geliştirebilir?

•Küresel eğitim, yerel-küresel etkileşime odaklanan ancak yalnızca topluluk odaklı olmayan anlamlı okul projelerini nasıl tasarlayabilir?

•Geleneksel pedagojinin “konvansiyonel” yöntemlerine başvurmak suretiyle modern eğitim bilimleri tarafından geliştirilen örneğin, interaktif stratejiler, ortaklık veya proje çalışması, işbirliği, değişim ve okullar ve ülkeler arasındaki doğrudan kişiler arası iletişim ve modern iletişim sistemleri (faks, e-posta, internet) gibi yeni metodolojiler arasında denge nasıl sağlanabilir?

•Okul ve okul dışı faaliyetler, okulun aileden, toplumdan ve diğer sosyo-politik etkilerden, potansiyel eğitim faydaları ile tamamen ve yapay olarak kopmasını engelleyen karşılıklı yarar sağlayan etkileşimlere izin verecek şekilde nasıl birbiriyle ilişkili olabilir?

•Küresel eğitim ne zaman okul programlarında yer alabilir?

Bu zorluklar, öğretim materyalleri, danışmanlık ve eğitim de dahil olmak üzere okul aktiviteleriyle bağlantılı her şey için dikkate alınmalıdır.

Birçok iyi uygulama örneğinde, küresel eğitimin reform potansiyelini kanıtladığını ve eğitim açısından, bir pedagoji değil, belirli pedagojilerin belirli bağlamlara göre düzenlendiğini görmekteyiz. Bu şekilde, küresel eğitim ilkesi olarak kültürel ve politik çoğulculuk, okul pratiğinde pedagojik çoğulculuk olarak görülmektedir. Öğrencilere, programların tanımı ve özel faaliyetler konusunda da ses vermesi gereken, bu pedagojik çoğulcudur.

Uygulayıcılar arasında daha fazla tartışma ve daha fazla diyaloğun, dünyanın her yerinden müfredat sürecinin ve iyi uygulama örneklerinin daha iyi bilinmesine yardımcı olacağına inanıyoruz.

Geniş çaplı bir müdahale aracı olarak küresel eğitim, merak duygusunun ve keşif zevkinin kademeli olarak gelişmesini kolaylaştıran ve edinilen bilginin uygulamaya geçirilmesini sağlayan özel bir öğrenme ortamında desteklenmelidir.

6. KURUMSAL ZORLUKLAR

Küresel eğitim, taraftarları ve uygulayıcıları tarafından yalnızca değerli bir sosyal öğrenme ve sosyalleşme kaynağı olarak değil, aynı zamanda kurumsal değişim ve okulun iyileştirilmesi için daha az akademik ve daha iyi ayarlanmış ve gerçek hayattaki değişimlere entegre olanın gerçekleşmesi adına bir kaynak olarak görülmektedir.

Küresel eğitim, okulların kurumsal gelişimi için bir meydan okuma ve şans olarak ortaya çıkmaktadır ki bu, daha açık ve esnek bir müfredata gereksinim olduğu gibi, okulda demokratik bir iklimi ve bir öğrenme ortamını geliştirmek anlamına gelmektedir.

Eğitim politikacıları, milliyetçi amaçları sürdürmek için bir araç olarak görülmek yerine, çocukları dünyaya açmalı ve onlara karşı karşıya oldukları bir dünyada değil, aynı zamanda daha önce hiç bilinmeyen tehditlerle karşılaşacakları bir dünyada birlikte yaşamalarını sağlayan bir okulun rolünü yeniden gözden geçirmelidirler.

Politika yapıcıların ve okul yöneticilerinin, okulda yapılacak küresel eğitime

•resmi eğitim programı aracılığıyla küresel eğitim projelerinin ve programlarının tanıtılması/teşvik edilmesi;

•küresel eğitim merkezlerinin kurulması ve işbirliğinin kolaylaştırılması;

•Kuzey ve Güney kurumları ve kişiler arasındaki ortaklık ağlarının kolaylaştırılması, küresel eğitim odaklı ulusal veya uluslararası merkezlerle okul bağlarının kurulması;

•öğretmenlerin mesleki küresel eğitim kültürüne erişime ilgi duymasını teşvik etmek için hizmet öncesi ve hizmet içi öğretmen eğitiminin sağlanması

suretiyle kurumsal destek vermeleri istenmektedir:

Birçok küresel eğitim projesi, fon sağlama ya da ortaklık gibi farklı hususların, özellikle kamu otoriteleriyle işbirliği yapılması halinde ve küresel eğitim konusunda uzmanlaşmış ulusal ve uluslararası merkezler ile birlikte yapılması durumunda gözle görülür hale geldiğini kanıtlamıştır. Bu etkiye iyi örnekler, Hollanda, İsviçre, Büyük Britanya ve Almanya gibi, Eğitim Bakanlıkları ve müfredat geliştirme konusunda uzmanlaşmış bazı STK'ların çabaları ve ilgileri ile okul programlarına dahil edilmiş kapsamlı bir müfredatlar arası küresel eğitim geleneği hakkında konuşabilen ülkelerdir.

Küresel eğitimin önkoşulu ve sonucu olarak kişiler ve/veya kurumlar arasındaki etkin ortaklıklar bazen bilgi ve dokümantasyona bazen de erişimin, küresel eğitimde aktif ve yetkin olan ulusal ve uluslararası merkezlerin özel hizmetleri tarafından sağlandığı mali fırsatlara bağlıdır. Küresel Eğitim Merkezleri, koordinasyonu ve bilgi ve fikir akışını geliştirmelidir. Ayrıca, küresel eğitimin eylem boyutlarını okullara dahil etmek amacıyla, öğretmen gruplarını da kendi okullarına ayırt edici bir profil sağlayarak yönlendirmek gerekmektedir.

Kapsamlı küresel eğitim programlarının resmi müfredatına giriş için kurumsal desteği geliştirmek amacıyla, küresel eğitimin ulusal, bölgesel ve yerel yasalara dahil edilmesini ve okulun tüm yapıları ve düzeylerine yönelik olarak, öğretmenler ve öğrencilerin küresel vatandaşlık için küresel sosyalleşme ve eğitim için etkili stratejiler geliştirmelerini sağlayacak müfredat ve rehberlerin oluşturulmasını şiddetle tavsiye ediyoruz.

Okul programları, yaşam boyu öğrenmeye iyi bir başlangıç olmalı ve küresel (öğrenen) bir topluma yönelik kültürel geçişin uzun ve sürekli eğitim çabalarını kolaylaştırmalıdır.

Küresel eğitimin tanınması ve desteklenmesi ile ilgili uluslararası belgelerin listesi:

•İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (1948) ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Şartı

•Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi (1950)

•UNESCO Tavsiyesi - (1974)

•Helsinki Anlaşmaları (1975)

•Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi (1976)

•Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (1976)

•Avrupa Konseyi’nin İnsan Hakkında Öğretme ve Öğrenmeye İlişkin 85/1985 sayılı Tavsiye Kararı

•Okullarda Haklar

•Kalkınma Hakları Bildirgesi (1986)

•BM Çocuk Hakları Sözleşmesi (1989), örn. Madde 29

•Maastricht Anlaşması (1992)

•Sürdürülebilir Kalkınma Gündem 21 (Post-Rio Deklarasyonu - 1992)

•Avrupa Konseyi Üye Devletlerin Devlet ve Hükümet Başkanları Viyana Bildirgesi (1993)

•İnsan Hakları Dünya Konferansı tarafından 25 Haziran 1993'te kabul edilen Viyana Bildirgesi ve Eylem Programı

•Avrupa Eğitim Bakanlarının Demokrasi, İnsan Hakları ve Hoşgörü Üzerine Daimi Konferansının Kararları (1994)

•UNESCO Avrupa Müfredatı Konferansı Sonuç ve Önerileri

•Gelişim: Sivil Eğitim ve Doğu Avrupa - Viyana (1995)

•UNESCO Genel Konferansı'nda kabul edilen Barış, İnsan Hakları ve Demokrasi için Eğitim Üzerine Entegre Eylem Çerçevesi Taslağı (1995)

•JACQUES DELORS tarafından yönetilen Yirmi birinci yüzyıla ait Uluslararası Eğitim Komisyonu, UNESCO'ya rapor: L’EDUCATION - UN TRESOR EST CACHE DEDANS, Odile Jacob Basımı, (1996)

•Araştırma, Eğitim ve Öğretim Komisyon Üyesi Edith Cresson'un ve İstihdam ve Sosyal İşler Komiseri Padraig Flynn'in Sanayi, Telekomünikasyon ve Bilgi Teknolojileri Komiseri Martin Bangemann ile gerçekleştirdiği işbirliği çerçevesinde Avrupa Komisyonu Eğitim ve Öğretim hakkındaki Beyaz Kitap (1996),

•Çatışma önleme ve barış inşası üzerine Amsterdam Çağrısı. Avrupa Liderleri ve Sivil Toplum için Eylem Planı (1997)


Bu tür bildirgelerin, sözleşmelerin ve tavsiyelerin birçoğu uluslararası toplantılar tarafından hazırlanmıştır; örn, çevre eğitimi ya da gelecekteki eğitim ile ilgili olarak Stockholm 1972, Tiflis 1977, Kopenhag 1982, Moskova 1987, Rio de Janeiro, 1992.